GAÜN HASTANESİ’NDEN MİYOM TEDAVİSİNDE AMELİYATSIZ ÇÖZÜM

GAÜN HASTANESİ’NDEN MİYOM TEDAVİSİNDE AMELİYATSIZ ÇÖZÜM

ABONE OL
17 Şubat 2025 16:51
GAÜN HASTANESİ’NDEN MİYOM TEDAVİSİNDE AMELİYATSIZ ÇÖZÜM
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Hastanesi’nde rahim miyomu tedavisinde uygulanan
yöntem, kadınlara cerrahi müdahale olmadan iyileşme şansı sunuyor.
Cerrahi müdahaleye gerek kalmadan, anjiyo yöntemiyle gerçekleştirilen bu yenilikçi
tedavi, miyom sorununa kalıcı ve konforlu bir çözüm sunuyor.
Kadınların yaşam kalitesini olumsuz etkileyen miyomlara karşı geliştirilen bu
ameliyatsız yöntem, GAÜN Hastanesi’nde uzman hekimler tarafından başarıyla
uygulanıyor.


Kasıktan veya koldan damara girilerek gerçekleştirilen bu yöntemle miyomlara giden
damarlar tıkanıyor, miyomlar küçülüyor ve hastaların şikâyetleri kısa sürede ortadan
kalkıyor.
GAÜN Hastanesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim
Kervancıoğlu, rahim miyomlarının toplumda oldukça sık görüldüğünü belirterek, “Her
5 kadından birinde miyomla karşılaşıyoruz” dedi. Kervancıoğlu, miyomların aşırı adet
kanamaları, ağrılı adet dönemleri, karın ağrısı gibi şikâyetlere yol açabileceğini,
büyük boyutlara ulaşan miyomların ise karın bölgesinde basınç hissi, kabızlık, sık
idrara çıkma ve idrar kaçırma gibi sorunlara neden olabileceğini ifade etti.
Ameliyatsız yöntem avantajları


Prof. Dr. Kervancıoğlu, anjiyo yönteminin cerrahiye alternatif bir tedavi seçeneği
sunduğunu belirterek şu bilgileri verdi: “Tüm anjiyolarda olduğu gibi kasıktan veya
koldan damara giriyoruz. Rahim atardamarına ulaştıktan sonra milimetreden çok
daha küçük boyutlu küreciklerle damar tıkama işlemi yapıyoruz. Bu sayede miyom
beslenemiyor, küçülüyor ve şikâyetler ortadan kalkıyor.”
Prof. Dr. Kervancıoğlu, ameliyat kararı alınan hastaların çoğunda bu yöntemin
uygulanabileceğini vurgulayarak özellikle de ameliyata uygun olmayan, ameliyat riski
yüksek olan, anestezi alamayan veya anestezi riski taşıyan, kan sulandırıcı ilaç
kullanan, obezite, kalp hastalığı, akciğer hastalığı gibi rahatsızlıkları bulunan
hastalarda cerrahi tedavinin önüne geçtiğini söyledi.

Kervancıoğlu, ameliyat kararı alınan ancak ameliyat olmak istemeyen hastalarda da
bu yöntemin güvenle yapılabildiğini ifade ederek “Cerrahi tedavide karın bölgesine
kesi yapılırken, bu yöntemde herhangi bir kesi veya organa müdahale söz konusu
değil. Sadece damar içinden yapılan bir müdahale ile rahmi koruyoruz. Bu nedenle
cerrahi ve anestezinin riskleri bu tedavide bulunmuyor” dedi.
Hızlı iyileşme süreci
Prof. Dr. Kervancıoğlu, işlemin lokal anesteziyle gerçekleştirildiğini, hastaların bir
gece hastanede kaldıktan sonra taburcu edildiklerini ve iyileşme sürecinin cerrahi
tedavilere göre çok daha kısa sürdüğünü belirtti. Hastaların ertesi gün normal
yaşantılarına dönebildiğini ifade etti.
Türkiye’de bilinirliği artmalı
Bu tedavi yönteminin yaklaşık 10-15 yıldır Türkiye’de uygulandığını ancak yeterince
bilinmediğini dile getiren Kervancıoğlu, “Bu yöntemin daha fazla bilinmesi ve
hastalara sunulması gerekiyor” dedi.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP