CHP Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, TBMM Genel Kurulu’nda gündeme gelen ‘Siber Güvenlik
Kanun Teklifi’ ile ilgili sert açıklamalarda bulundu. Meriç, teklifin anayasal ve demokratik ilkeler
açısından ciddi riskler taşıdığını, ifade özgürlüğünü tehdit ettiğini ve vatandaşları devlet karşısında
savunmasız bıraktığını söyledi.

“Bu Yetkiler TBMM’nin Yasama Yetkisini Yok Sayıyor”
Teklifin TBMM’ye sunulmadan önce Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Siber Güvenlik Kurulu
Başkanlığı’nın kurulmuş olmasının anayasal bir ihlal olduğunu belirten Melih Meriç, şu ifadeleri
kullandı:
“Bu teklif, hukuk devletinin temel ilkeleriyle bağdaşmıyor. Kanun metninde yer alan ‘algı operasyonu’,
‘veri sızıntısı’, ‘siber olay’ gibi muğlak ifadeler keyfi uygulamaların önünü açıyor. Özellikle teklifin 3.
maddesiyle ‘kritik altyapı’, ‘kritik kamu hizmeti’ ve ‘siber olay’ gibi soyut kavramları belirleme yetkisi,
doğrudan yeni kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı’na bırakılmış. Anayasa’nın 6. maddesi açıktır: Yasama
yetkisi TBMM’ye aittir ve devredilemez. Ama burada, yetkilerin yürütmeye devredildiğini görüyoruz.
Bu, kabul edilemez bir durumdur.”
“Hukuk Devletinde Hakim Kararı Olmadan Veri Toplanamaz”
Teklifin 6. maddesi ile Siber Güvenlik Başkanlığı’na sınırsız yetkiler verildiğine dikkat çeken Meriç, bu
yetkilerin hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını vurguladı:
“Bu teklif yasalaşırsa, Siber Güvenlik Başkanlığı her türlü bilgiye, belgeye, veriye ve log kayıtlarına
hakim onayı olmaksızın erişim sağlayabilecek. Hukuk devletinde hiçbir kurum vatandaşların özel
verilerine bu şekilde keyfi şekilde erişemez. Bu düzenleme, vatandaşı devlet karşısında tamamen
savunmasız hale getirmektedir. Yani, hukuksuzluk yasallaştırılmak isteniyor.”
“Gerçek Siber Güvenlik Değil, Muhalefeti Susturma Amacı Taşıyor”
Teklifin 16. maddesiyle ‘etki ajanlığı’ kavramının gündeme getirildiğini hatırlatan Meriç, bu maddenin
özellikle gazeteciler ve sivil toplum örgütleri üzerinde bir baskı aracı haline getirilmek istendiğini ifade
etti.
“Bugün Telegram ve diğer platformlarda milyonlarca vatandaşın kişisel verileri dolaşıyor. Asıl
engellenmesi gereken bunlarken, hükümet verilerimizin çalındığını haber verenleri baskı altına
almaya çalışıyor. Gerçek siber güvenlik sağlanmak isteniyorsa, devlet kurumları öncelikle vatandaşın
kişisel verilerini çaldırmamak için tedbir almalı. Ancak, görüyoruz ki hükümetin önceliği veri güvenliği
değil, kendi çıkarlarını korumak ve muhalefeti susturmak. Bu, özgürlükleri kısıtlayan otoriter bir
zihniyetin göstergesidir.”
“Bu Teklifin Kabul Edilmesi Mümkün Değil”
CHP olarak, kanunun mevcut haliyle kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirten Melih Meriç, şu
çağrıyı yaptı:
“Biz, siber güvenliğin sağlanmasını önemsiyoruz. Ancak bunu, hukuk içinde kalarak, kişisel verileri
koruyarak ve bağımsız denetim mekanizmalarını güçlendirerek yapmak zorundayız. AKP’nin sunduğu
bu teklif, tamamen denetimsiz, keyfi ve otoriter bir anlayışın ürünüdür. Biz bu teklifi geri çektirene
kadar mücadelemizi sürdüreceğiz!”
Meriç, bu teklifin yasalaşması halinde, vatandaşların kişisel verilerinin tamamen kontrolsüz bir şekilde
devletin eline geçeceğini, muhalif basının baskı altına alınacağını ve internet üzerindeki özgürlüğün
büyük ölçüde kısıtlanacağını vurgulayarak, tüm demokratik kamuoyunu bu hukuksuz düzenlemeye
karşı durmaya çağırdı.