Hak-İş Konfederasyonu “Kadına Şiddete” Sessiz Kalmadı

Hak-İş Konfederasyonu “Kadına Şiddete” Sessiz Kalmadı

ABONE OL
25 Kasım 2021 15:26
Hak-İş Konfederasyonu “Kadına Şiddete” Sessiz Kalmadı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

‘HAK-İŞ KONFEDERASYONU, KADINA YÖNELİK ŞİDDETE SESSİZ KALMADI”HAK-İŞ Konfederasyonu ve HİZMET-İŞ Sendikası Gaziantep İl Başkanlığıtarafından 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası MücadeleGünü kapsamında basın açıklaması yapıldı.Açıklamada, “Toplumsal değerlerimiz bugünümüzün ve geleceğimizinteminatıdır. Şiddeti bertaraf etmede toplumsal değerlerin önemine vegücüne inanıyoruz. Şiddetin artık hayatımızdan tamamen çıkması içindevlet, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve tek tek fertler olarakgelin birlikte mücadele edelim. Tüm kamuoyuna, şiddete sessiz kalmayın!Şiddete ortak olmayın, diyoruz” ifadelerine yer verildi.HAK-İŞ Konfederasyonu ve HİZMET-İŞ Sendikası Gaziantep İl Başkanlığı’ndagerçekleştirilen basın toplantısına; HAK-İŞ Konfederasyonu ve Hizmet-İşSendikası Gaziantep İl Başkanı Halil İbrahim Tanrıöver, Hizmet-İşSendikası Gaziantep İl Başkanlığı Başkan Yardımcıları, Hizmet-İşSendikası Gaziantep İl Başkanlığı Kadın Komite Başkan Yardımcıları veKadın üyeler, Hizmet-İş Sendikası Gaziantep İl Başkanlığı Kültür KomiteBaşkanı Ahmet Aydın Sert, Öz Sağlık-İŞ Sendikası Gaziantep İl BaşkanıMehmet Görgel, Öz Taşıma-İş Sendikası Gaziantep İl Başkanı Oğuz Alıcıkatıldı.Okunan basın bildirisinde şu ifadeler kullanıldı:“HAK-İŞ Konfederasyonu olarak; üye sendikalarımız ve 81 il başkanlığımızile birlikte 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası MücadeleGünü sebebiyle şiddetin her türlüsüne hayır demek için toplanmışbulunmaktayız.Kadına yönelik, şiddete, istismara, eşitsizliğe, ayrımcılığa,yoksulluğa, mobbinge, güvencesizliğe karşı durmak için bir aradayız.Kadınlara fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik zarar veya ıstırapveren veya verebilecek toplumsal cinsiyete dayalı her türlü eylem veyabu eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksunbırakma kadına yönelik şiddet olarak kabul edilmektedir.Dünyada olduğu gibi ülkemizde de maalesef kadına yönelik şiddet devametmekte ve her üç kadından biri, fiziksel veya cinsel şiddete maruzbırakılmaktadır.HAK-İŞ olarak, kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarınınkararlılıkla devam etmesi gerektiğine ve bu süreçte tüm kesimlerinsorumluluk alması gerektiğine inanmaktayız.Bu çerçevede son dönemde daha da yoğunlaşan çalışmalardan, kamunun,sivil toplum kuruluşlarının, yazılı-görsel-işitsel ve sosyal medyanın bukonuyu kamuoyunun gündeminde tutma konusunda gösterdikleri çabalardanmemnuniyet duyuyoruz.İçişleri Bakanlığımız tarafından yerli ve milli imkanlarla oluşturulanKADES programını 2018’den bu bugüne kadar 2 milyon 758 bin 120 kadınindirmiş ve 248 bin 473 ihbar alınmıştır.Bu çalışmalar sayesinde geçmişte uğradıkları şiddeti konuşamayan,paylaşamayan, gizli tutan kadınların artık konuştuklarını, resmimakamlara ve sivil toplum kuruluşlarına daha yoğun şekildebaşvurduklarını, şikâyette bulunduklarını görüyoruz.Diğer taraftan kadına yönelik şiddet konusunda hukuki düzenlemeleryapılırken, bu düzenlemelerin toplumsal değer yargılarıyla örtüşmesi,onlarla çelişmemesi ve toplumsal dokuyu, özellikle de temel yapımız olanailenin çözülmemesi için azami dikkatin gösterilmesi gereklidir.Şiddet kavramı her alanda ortaya çıkmasına karşın daha çok aile ilebirlikte anılmaktadır. Aile ve şiddet kavramlarının bir aradakullanılmasını, neredeyse deyim haline gelmesini, kendi toplumumuzuntarihsel kültürü ve yaşam biçimi göz önüne alındığında çok doğrubulmadığımızı ifade etmek istiyoruz. Bunu söylerken, halen bu anlamdayaşadığımız kimi problemleri görmemezlikten gelme veya öteleme gibi birmantık yürütmüyoruz. Bizim toplumumuzun ve ülkemizin mayasında şiddetyoktur diyoruz.Toplumsal ve kültürel değerleri içselleştirmiş bir aile yapısında aslaşiddet diye bir kavram veya olgunun söz konusu olması mümkün değildir.Kimi bireysel ve lokal yaşanmış negatif örneklerden yola çıkarak, bunugenelleştirmek veya toplumun bütününü kapsayan bir hastalık şeklindesunmak, problemi çözmek yerine daha da derinleştirmek ve pekiştirmekhatta özendirici hale getirmek demektir.Şiddet kavramının çalışma hayatındaki yansımaları da oldukça yaygındır.Bugün, psikolojik, ekonomik, cinsel, fiziksel ve benzeri şiddet türleriçalışma hayatında sıkça rastlanılan bir durumdur.Hem çalışma hayatında hem de toplumsal yaşamda, toplumsal değerlerinyerleştirilmesi, tahkim edilmesi ve yeni değerlerle zenginleştirilmesiiçin çalışmalar yapılması gerekmektedir.Bu anlamda toplum için sorun olan şiddetle mücadele için;– Adli ve idari yaptırımların toplumun değer yargılarına uygun olması,– Şiddeti önleyici olumlu yapıcı değer yargıları oluşturulması,– Hoşgörü ve saygı değerlerini güçlendirici eğitimler verilmesi,– Şiddeti özendirici yeni medya yayınlarına engeller konulması,– Aileyi özendirici ve güçlendirici olumlu kavramlar terimler cümleleroluşturulması,– Yeni medya kullanımının toplumsal değerleri koruyacak şekildetasarlanması,– Erken çocukluk döneminde doğru kavramların zihinlere aktarımınınsağlanması,– Aile yapısının bozulması, yıpranması gibi durumlarda verilenpsikolojik destek programlarının zorunlu hale getirilmesi,– Çalışma yaşamındaki şiddete engel olmak için sivil toplum kuruluşlarıve kamunun ortak çalışmalar yapmasını,– Şiddetin her türüyle mücadele edilmeli, şiddetle mücadele çalışmalarıkararlılıkla devam ettirilmelidir,– Bu süreçte tüm kesimlerin toplumsal sorumluluk anlayışıyla hareketetmesini,– Özellikle ILO’nun C 190 No’lu Çalışma Yaşamında Şiddet ve TacizinOrtadan Kaldırılmasına İlişkin Sözleşmesi devletler tarafındanivedilikle onaylanmasını,– Kadının iş yaşamının her alanında kendini sürekli geliştirmesinisağlayacak mesleki eğitim politikalarının oluşturulmasını veuygulanmasını,– Yeni medya da kadına yönelik şiddet olgusu kadının haklarına saygıduyacak bir perspektiften ele alınmasını,– Nitelikli ve kapsamlı bir eğitim ile hayatın her alanında şiddetinönlenmesinin hedeflenmesi,– İnsan haklarının bir ahlak olarak içselleştiği, insan onurununkorunduğu, şiddet dilinin terk edildiği, farklılıkları kapsayıcı,sağduyulu bireyleri yetiştirmeyi amaçlayan bir eğitim sistemininoluşturulmasını,– Sendikal örgütlülüğün artırılmasını,  örgütlülüğün olduğu yerlerdeşiddetle etkin bir mücadele sisteminin ve çözüm odaklı politikalarınortaya konmasını,– Şiddetle mücadele için örgütlü işyerlerindeki toplu iş sözleşmelerineçözüm odaklı düzenlemelerin eklenmesini,– Şiddetle mücadelede toplumsal duyarlılığının inşa edilmesini,Önemsiyoruz.Kadına yönelik şiddete karşı “şiddete sıfır tolerans” yaklaşımı, birdevlet politikası haline gelmelidir. Yapılan çalışmaların dahacaydırıcı, daha kapsayıcı ve daha etkili araç ve politikalarlasürdürülmesi gerekmektedir.Toplumsal değerlerimiz bugünümüzün ve geleceğimizin teminatıdır. Şiddetibertaraf etmede toplumsal değerlerin önemine ve gücüne inanıyoruz.İnsan onuruna yakışır hayat için özgürlük arayışına sahip çıkmak, entemel yaşam hakkını tahrip eden tüm odaklara karşı dik durmak, insanolarak da kurumlar olarak da sorumluluğumuzdur. HAK-İŞ bu sorumluluğungereğini yerine getirebilmek için yoğun çalışmalarda bulunmaktadır.Şiddetin artık hayatımızdan tamamen çıkması için devlet, özel sektör,sivil toplum kuruluşları ve tek tek fertler olarak gelin birliktemücadele edelim.Tüm kamuoyuna “Şiddete Sessiz Kalmayın! Şiddete Ortak Olmayın!” diyoruz.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.