MEMEDE HİSSEDİLEN HER KİTLE, KANSER OLMASA DA  DEĞERLENDİRİLMELİDİR

MEMEDE HİSSEDİLEN HER KİTLE, KANSER OLMASA DA DEĞERLENDİRİLMELİDİR

ABONE OL
7 Ekim 2025 19:14
MEMEDE HİSSEDİLEN HER KİTLE, KANSER OLMASA DA  DEĞERLENDİRİLMELİDİR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı / Tıbbi Onkoloji Bilim
Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Yıldırım, memede hissedilen her kitlenin kanser
olmasa da değerlendirilmesinin önemli olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Mustafa Yıldırım, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle
yaptığı açıklamada “Meme kanseri, memedeki normal hücrelerin değişime uğrayarak
kontrolsüz bir şekilde büyümesi olarak tanımlanır. Hastalar genellikle memede bir
kitle hissederek durumu fark ederler, ancak kanser, elle hissedilir bir kitle oluşmadan
önce rutin tarama testleri sırasında da saptanabilir” dedi.
TEŞHİS SÜRECİ
Meme kanserinin kesin tanısının birkaç aşama izlendiğini belirten Prof. Dr. Yıldırım,
bu aşamaları şöyle sıraladı:
“- Görüntüleme Yöntemleri: Temel tarama aracı olan mamografi kullanılır; şüpheli
durumlarda ise ultrason veya MR (Manyetik Rezonans) gibi ileri görüntüleme
testlerine başvurulur.
– Kesin Tanı: En önemli adım biyopsidir. Memedeki şüpheli bölgeden alınan doku
örnekleri, kanser hücrelerinin varlığını doğrulamak için mikroskop altında incelenir.
Evreleme: Kanser evrelemesi, kanserin vücutta ne kadar yayıldığını anlamak için
kullanılan standart bir yöntemdir ve tedavi planının belirlenmesinde kritik bir rol
oynar.”
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
“Meme kanseri tedavisi, kanserin evresi, türü ve hastanın genel sağlık durumu vb.
faktörlere göre kişiselleştirilir” diyen Prof. Dr. Yıldırım, temel tedavi yöntemleri ile ilgili
şu bilgileri verdi:
“- Cerrahi: Kanseri vücuttan çıkarmak için kullanılan ana yöntemdir. İki temel
yaklaşım vardır:
1. Mastektomi: Memenin tamamının cerrahi olarak çıkarılmasıdır.
2. Meme Koruyucu Cerrahi (Lumpektomi): Sadece tümörün ve etrafındaki sağlıklı
dokunun çıkarılmasıdır. Bu cerrahiyi tercih eden hastalar genellikle ameliyat sonrası
radyoterapi alırlar.
– Radyoterapi: Yüksek enerjili ışınlar kullanarak kanser hücrelerini öldürmeyi
amaçlar ve genellikle meme koruyucu cerrahi sonrası kalan meme dokusundaki olası
kanser hücrelerini yok etmek için kullanılır.

– Kemoterapi: Kanser hücrelerini yok eden ya da büyümelerini durduran ilaçların
kullanılmasıdır. Tümörü küçültmek için cerrahi öncesi veya kanserin yayılmasını
önlemek amacıyla cerrahi sonrası verilebilir.
– Endokrin (Hormon) Terapi: Büyümek için östrojen kullanan kanser türlerinde
etkilidir; östrojenin etkisini bloke eden veya üretimini engelleyen ilaçları içerir.
– Hedefe Yönelik Tedavi: Yalnızca belirli moleküler özelliklere sahip kanser
hücrelerine etki eden ilaçlardır.
– İmmünoterapi: Vücudun kendi bağışıklık sistemini kanserle savaşmak için
harekete geçiren ilaçlardır ve belirli ileri evre meme kanseri türlerinde kemoterapiyle
birlikte kullanılabilir.”
HASTANIN KARAR VERME VE TAKİP SÜRECİ
Prof. Dr. Yıldırım, hastanın tedavi süreci ile ilgili karar vermesi ve takip süreci ile ilgili
şunları kaydetti:
“- Hastanın Karar Vermesi: Hastaların tedavi seçeneklerinin faydaları,
dezavantajları, alternatifleri ve tedavisizlik durumu hakkında bilgi alarak tedavi
sürecinde aktif bir rol oynaması kritik öneme sahiptir.
– Tedavi Sonrası Takip: Tedavi tamamlandıktan sonra, kanserin geri gelip
gelmediğini izlemek amacıyla düzenli kontroller ve mamografileri içeren testler yapılır.
– Nüks Belirtileri: Hastalar, meme bölgesinde yeni kitleler, kemiklerde veya karında
ağrı, nefes darlığı, baş ağrıları gibi nüks belirtilerine karşı dikkatli olmalıdır.
– Nüks Durumunda Tedavi: Kanserin geri dönmesi durumunda tedavi, nüksün
konumuna göre yeniden şekillendirilir; çoğu hasta hormon terapisi veya kemoterapi
alır ve cerrahi de bir seçenek olabilir.
– Yaşam Kalitesi: Meme kanseri olan birçok kişi tedaviden sonra iyi bir yaşam sürer.
İlaçları talimatlara uygun almak, doktor talimatlarına uymak ve duygusal sağlığa özen
göstermek önemlidir.”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP