İş Kanunu kapsamı dışında kalan çalışanların da belirli şartlarda ihbar tazminatı alabileceğine hükmeden karar, emsal niteliği taşıyor.
Bursa’da bir at çiftliğinde çalışan karı koca, yaklaşık 5 yıl süren çalışma hayatlarının ardından işten çıkarıldı. Çift, iş akitlerinin bildirimsiz ve haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek mahkemeye başvurdu. Atların, ahırın ve bahçe işlerinin bakımından sorumlu olan çalışan ile ev işlerinde görev yapan eşi; kıdem ve ihbar tazminatının yanı sıra fazla mesai, hafta tatili ve yıllık izin alacaklarının ödenmesini talep etti. İşveren ise çalışanların görevlerinin İş Kanunu kapsamına girmediğini savunarak davanın reddini istedi.
Dosyayı inceleyen mahkeme, çalışanların tarım ve ev hizmetleri alanında görev yaptığını belirterek davayı reddetti. Kararda, bu iş kollarının 4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamı dışında kaldığına dikkat çekildi.
Yerel mahkemenin kararını temyize taşıyan çalışanlar, dosyayı Yargıtay’a götürdü. İnceleme yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işverenin fesih işlemini haklı gerekçelere dayandırdığını kanıtlayamadığını belirledi. Kararda, işçilerin devamsızlık yaptığına ilişkin herhangi bir tutanak ya da somut delilin dosyaya sunulmadığı vurgulandı.
Yargıtay, çalışanların yaptıkları iş nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını ancak Türk Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında ihbar tazminatı talep edebileceğini hükme bağladı. Kararda, belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan kişilerin, İş Kanunu kapsamında olmasalar bile haksız ve bildirimsiz fesih durumunda ihbar tazminatı hakkına sahip olabileceği belirtildi.
Kararla birlikte ev hizmetlerinde çalışanlar, çiftlik işçileri, tarım ve hayvancılık sektöründeki birçok çalışan için yeni bir hukuki emsal ortaya çıktı. Uzmanlar, benzer şekilde İş Kanunu kapsamı dışında çalışan kişilerin de iş sözleşmelerinin haksız şekilde sona erdirilmesi halinde Türk Borçlar Kanunu hükümlerine dayanarak ihbar tazminatı talebinde bulunabileceğine dikkat çekiyor.