Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fon krizine yönelik yürütülen çalışmalar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Şimşek, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Adalet Bakanlığı ve Merkezi Kayıt Kuruluşunun (MKK) ortak çalışma yürüttüğünü belirtti.
Fonların kuruluşundan tasfiye aşamasına kadar geçen süreçteki işlemlerin özel olarak geliştirilen bir algoritmayla incelendiğini aktaran Şimşek, piyasa bozucu faaliyetlere katılan ve bu faaliyetlerden kazanç elde eden kişilerin belirlendiğini söyledi.
Bakan Şimşek, yapılan çalışmanın sonuçlarını şu sözlerle açıkladı:
“TMSF, Adalet Bakanlığı, MKK hepsi birlikte çalışıyor. Geliştirilen bir algoritmayla, bu fonların doğumundan tasfiyesine kadar geçen süreçte piyasa bozucu faaliyetlere iştirak edenler ve buradan kazanç elde edenler tespit edildi. Bunların tamamı liste halinde TMSF’ye ve Adalet Bakanlığı’na verildi.”
Bakan Şimşek, Habertürk ve BloombergHT ortak yayınında açıklamalarda bulunuyor. Şimşek’in açıklamalarında öne çıkan mesajlar şöyle:
“Hedef Portföy’de 31 fon var, amacımız bu hafta itibarıyla Hedef Portföy’ü de normal tasfiye sürecine tabi tutup bu süreci tamamlamak. 7 portföy şirketinin 4’ünün normal tasfiyesi tamamlanmış olacak. Hem şeffaf, hem etkin, hem de adil şekilde süreç yürütülüyor. Tera, Pusula ve Atlas olağanüstü tasfiyeye tabi. Atlas’ın yöneticileri TMSF ile diyalog içindeler.
“Dışarı çıkarılan kaynağı geri iade etme konusunda irade ortaya koydular. Ne zaman SPK bir karar alırsa biz kamuoyunu bilgilendirmiş oluruz. Müzakere süreci var, sahiplerine ilişkin tedbir alındı, fondan çıkan kaynağın iadesi sürecinden bahsediyoruz.” ifadesini kullandı.
“390 bin hesap 1 milyon liraya kadar ödeme kabiliyeti olursa temizlenmiş olacak. Dolayısıyla büyük oranda kanun geçtikten sonra tasfiye süreci önemli ölçüde tamamlanmış olacak. 131 fonun 66’sı tasfiye edildi. Burada tabi en önemlisi yeterince kaynak yoksa ne yapılacak? Biz bu geçici tasfiye kanun tasarısında da ona ilişkin düzenlemeler var.”
“TMSF, Adalet Bakanlığı, MKK hepsi birlikte çalışıyor. Geliştirilen algoritmayla doğumundan ölümüne kadar buradan piyasa bozucu faaliyetlere iştirak edenler var. Bunların hepsi tespit edildi, TMSF ve Adalet Bakanlığı’na verildi. Biz Birleşik Fon Bankası nezdinde orada 131 fon için 131 hesap açtık, genel hesap da açık. 132 hesaba 2 kanaldan kaynak gelecek. İlk kaynak gönüllü iadeler, burada süreç işliyor. Bu fonlardan, manipülasyona uğramış hisselerden aşırı kazanç elde edenlerin gönüllü iadesi devam ediyor.”
“Bir miktar ödeme var. Önemli kaynak ise geriye dönük, enflasyonun üstünde belli meblağın üzerinde, önce 10 milyon lira ve üzeri reel kazanım elde edenlere başvurulacak. Dolayısıyla buradan bunların sayısı da birkaç yüz şirket var, kişiler var. Bunlar davet edilecek, bunlar manipülasyona iştirak durumu söz konusu olabilir, gönüllü iade ederlerse sorun yok, etmezlerse hukuki süreç işletilecek.”
“Geri kazanım hesaplarına kazandırılacak kaynaklarla çok büyük ihtimalle kişiler yatırdıkları parayı geri alabilecekler. Fondan fona değişim gösterebilir. 7 fon şirketinin 3’ü sorun yaşanmadan tasfiye edildi, Hedef ve Atlas’ın süreci devam ediyor. Özellikle fonlardan hukuka aykırı bir şekilde nemalanan kişi veya şirketlere aktarılan paralar, varlıkların geri alınması çok kritik. Birlikte hareket edenlerin kişisel mal varlıklarına başvurulacak.”
“İç ve dış şoklara rağmen bankacılık sistemi büyük dayanıklılık gösteriyor. Fon piyasası 2019’a kadar sınırlı alanda sınırlı kişilerin bir şekilde yatırım yaptığı, kaynaklarını değerlendirdiği bir alan. Buradaki en büyük dönüm noktası serbest fonların TEFAS’a açılmasıdır. Hisse senedi fonlarından ters repoya, para piyasası fonlarına bulaşıcılıktır. Biz geçici tasfiye tasarısını Meclis’e gönderirken kalıcı reform tasarısını da çalışmıştık. Haklı olarak, tasfiyeyi önceliklendirelim, kalıcı düzenlemeleri sakin bir kafayla yapalım. Bizim için sermaye piyasaları çok önemli. 1,8 trilyon dolarlık bir ekonomiden bahsediyoruz, bu ekonomiyi bankacılık sektörü tek başına karşılayamaz. Orta, uzun vadeli perspektifte yüzde 30-40’ının sermaye piyasaları üzerinde karşılanması gerekli. Sermaye piyasalarının gelişmesini sekteye uğratacak yaklaşım içine girmeyeceğiz. Koordineli hareketler, içeriden bilgilerle yapılan alışverişler. Bunlara ilişkin çok kapsamlı yaptırımları artıracak, yaptırımlar öncesinde gözetimi denetimi güçlendirecek yaklaşım içine gireceğiz. İlgili kurumlarımızın kurumsal kapasitelerini güçlendireceğiz. Çünkü, piyasa çok sofistike, çok gelişmiş algoritmalar var. Bizim de bu teknolojileri kullanmamız gerekecek. Gerekirse vergi denetim kurulunda 7 bin üzerinde müfettiş var, oradan deneyimli müfettişleri kanunla ilgili kurumlara aktaracağız. Çünkü burada bağımsız düzenleyici kuruluşlar var. Bunların kapasitelerinin güçlü olması lazım, mevzuat açığı varsa o da geliştirilecek. Yaptırım, tedbirler ciddi şekilde artırılacak. Fonların tüzel kişiliği yoktu, gereken adımlar noktasında muğlaklık vardı, o alanı da netleştirip güçlendiriyoruz. Bu yaptırımlar öncesinde gözetimi, denetimi güçlendirecek bir yaklaşım içerisine gireceğiz, ilgili kurumlarımızın kurumsal kapasitesini güçlendireceğiz. Bu konularda hiç tereddüt olmasın. Fon rehberi önemli bir adımdı, şeffaflık arttı, ilişkili kurumlarla yapılan işlemlere ciddi sınırlamalar geldi. ”
“Zenginlerin kendi paralarıyla aldıkları riskler, serbest fonlar TEFAS’a açılmasa bu sorun yaşanmayacaktı. Dolayısıyla üzerinde çalıştığımız husus var. Bu alan tamahkarlara, sahtekarlara bırakmayacağımız bir alan. İki tane temel önceliğimiz var, bir tanesi koordineli işlemlere yönelik sürekli yaptırım ve güvenli bir süreç, ikincisi açıklanan fiili dolaşım oranları, bunun da bağımsız bir kurumca doğrulanması çok önemli. Bu türden bir fon meselesinin bir daha yaşanmaması için ne yapılması gerekiyorsa yapılacaktır. Kapalı kısımlar esnek olabilir, bulaşıcılığı nasıl kontrol edeceğimize dair çalışmalar yapılacak.”