ABD-İran hattında tansiyon yeniden yükselirken, piyasalarda “Barış çıkmazsa ne olur?” sorusu gündeme geldi. Uzmanlar, enerji fiyatlarındaki hareketliliğin altın üzerinde baskıyı artırabileceğine dikkat çekiyor. İşte detaylar…
ABD ile İran arasındaki gerilim küresel piyasalarda yeniden etkisini artırdı. Taraflar arasında yürütülen barış görüşmelerinden sonuç çıkmaması, petrol fiyatlarını yukarı taşırken altın piyasasında satış baskısını beraberinde getirdi.
Haftanın ilk işlem gününde altın fiyatları düşüş kaydetti. Spot altın yüzde 0,6 gerileyerek ons başına 4.684 dolara kadar inerken, ABD vadeli altın kontratlarında da yüzde 0,8’lik kayıp görüldü.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın ateşkes teklifine verdiği yanıtı reddetmesi, yaklaşık 10 haftadır süren çatışmalarda kısa vadede barış ihtimalini zayıflattı. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar, enerji piyasalarında tedirginliği artırdı ve petrol fiyatlarını yeniden yukarı yönlü harekete geçirdi.
ENFLASYON RİSKİ ARTIYOR
Uzmanlara göre yükselen petrol fiyatları, küresel enflasyon riskini artırıyor. Bu durum da merkez bankalarının yüksek faiz politikasını daha uzun süre sürdürebileceği beklentisini güçlendiriyor. Yüksek faiz ortamı ise faiz getirisi olmayan altın üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
Fed’in yayımladığı son finansal istikrar raporunda da İran kaynaklı jeopolitik risklerin petrol arzı ve fiyatları üzerinden küresel ekonomi için önemli tehdit oluşturduğu vurgulandı.
Piyasaların odağında şimdi ABD’de bu hafta açıklanacak enflasyon verileri bulunuyor. Verilerin, Fed’in faiz politikasına yönelik beklentiler üzerinde belirleyici olması bekleniyor.
BARIŞ OLMAZSA FİYATLAR NE OLUR?
Öte yandan Çin’in 2026’nın ilk çeyreğinde altın üretiminde düşüş yaşandığı açıklandı. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer ise mevcut tabloya ilişkin değerlendirmesinde, “Barış anlaşması sağlanmadığı sürece altının kısa ve orta vadede 4.400-4.800 dolar bandında dalgalanması beklenebilir” ifadelerini kullandı.
Piyasaların gözü bu veride! Kritik rakam Perşembe günü belli olacak
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), piyasaların ve ekonomi çevrelerinin yakından takip ettiği yılın ikinci Enflasyon Raporu’nu 14 Mayıs’ta kamuoyuyla paylaşacak. Küresel ekonomide belirsizliklerin sürdüğü, iç piyasada ise enflasyonla mücadele sürecinin dikkatle izlendiği bir dönemde açıklanacak raporun, para politikalarının geleceğine yönelik önemli mesajlar içermesi bekleniyor. TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın sunumuyla gerçekleştirilecek toplantıda, yıl sonu enflasyon tahminleri, fiyat istikrarına ilişkin değerlendirmeler ve ekonomik görünümle ilgili güncel veriler kamuoyuna aktarılacak.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın ikinci Enflasyon Raporu’na ilişkin tanıtım toplantısının ayrıntılarını paylaştı.
İstanbul Finans Merkezi Yerleşkesi’nde düzenlenecek toplantı, ekonomi dünyasının yanı sıra yatırımcılar, iş dünyası ve vatandaşlar tarafından da yakından izlenecek.
14 Mayıs Perşembe günü saat 10.30’da başlayacak bilgilendirme toplantısı fiziki ortamda yapılırken, TCMB’nin resmi internet sitesi ile X ve YouTube hesapları üzerinden canlı yayınlanacak.
Açıklanacak raporun, önümüzdeki döneme ilişkin faiz politikası ve enflasyon beklentilerine dair ipuçları vermesi öngörülüyor.
Anadolu Ajansı Katılım Finans Zirvesi, Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) işbirliğinde, İstanbul Finans Merkezi’ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu’nda düzenlendi. Karahan, zirvenin özel oturumunda yaptığı sunumda, küresel ekonominin son dönemde jeopolitik gelişmelerin ve artan belirsizliklerin belirleyici olduğu bir süreçten geçtiğini kaydederek, özellikle enerji fiyatlarında yaşanan artışların küresel ölçekte enflasyon görünümünü olumsuz etkilemeye devam ettiğini, son dönemdeki gelişmelerin etkilerini Türkiye’nin enflasyon ve dış denge görünümü üzerinde hissettiklerini anlattı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Merkez Bankası olarak temel önceliklerinin “fiyat istikrarını sağlamak” olduğunu belirterek, “Savaş, dezenflasyon sürecini etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor. Sıkı para politikasıyla, son dönemde enflasyonda gözlenen bozulmanın orta vadeli görünümü bozmasına izin vermeyeceğiz.” dedi.